Akşemsettin Mahallesi, Halıcılar Cd. No:72, 34080 Fatih/İstanbul
Akşemsettin Mahallesi, Halıcılar Cd. No:72, 34080 Fatih/İstanbul
Refar Enstitü ve New Horizon iş birliği ile yürütülen, Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenen "Dijital Çağda Gençler İçin Kariyer Rehberliği" proje faaliyetimizin üçüncü gününde yapay zekâ ve kültürel etkileşim ön plana çıktı.
KA210 Gençlik Alanında Küçük Ölçekli Ortaklıklar programı kapsamında düzenlenen “Gençler İçin Dijital Çağda Kariyer Rehberliği” temalı Erasmus+ projesi 24-30 Ocak 2026 tarihleri arasında İstanbul'da gerçekleştiriliyor. Programın üçüncü gününde yapay zekâ ve kültürel etkileşim öne çıktı. Günün ilk oturumunu Refar Enstitü Başkanı Ali Özcan “Yapay Zekâ” başlıklı sunumuyla gerçekleştirdi. Oturumda Özcan rehberliğinde yapay zekâya dair toplumda doğru bilinen yanlışları ele aldık. Bu bölümde yapay zekânın ne olduğuna ilişkin farklı tanımlar üzerinden kapsamlı bir değerlendirme yaptık.
REKABET SİSTEMLER ARASINDA YAŞANIYOR
Özcan konuşmasında, yapay zekânın yalnızca işleri hızlandıran basit bir araç olmadığı, otomasyonun ötesinde rolleri dönüştüren ve sistemleri yeniden şekillendiren bir unsur olduğunu ifade etti. Yapay zekânın bir rakip ya da doğrudan bir iş güvencesi olmadığına dikkat çeken Özcan, insan kontrolünde ve insanla birlikte çalıştığında mevcut işleri güçlendiren bir yapı sunduğunu belirtti. Daha sonra katılımcılarla birlikte yapay zekânın arka planda nasıl çalıştığına dair sorulara yanıtlar aradık. Rekabetin bireyler arasında değil sistemler arasında yaşandığına dair ortak bir sonuca vardık. Bu noktada ise karşımıza entegrasyon çıktı. Yani dijital okuryazarlık. Problem çözme ve eleştirel düşünme becerilerimizi geliştirmek ileride daha önemli bir hale gelecek.
LEZZETLİ BİR KÜLTÜREL ETKİLEŞİM
Günün ilerleyen bölümünde, sosyo-ekonomik açıdan daha dezavantajlı gençlerin karşılaştığı sorunlar üzerine çözüm önerilerimizi hep birlikte tartışmaya açtık. Ardından Fransız katılımcıların bizler için hazırladığı Fransa kültürü ile ilgili Kahoot testini çözdük. Program sonunda iki ülkenin gençleri olarak kültürlerimize ait lezzetleri tattık, kültürel etkileşimi iki katına çıkardık. Bu sayede, farklı mutfak kültürlerini tanıma fırsatı bulduk.